İzleyiciler

yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Günaydın,Sevgili Haftasonunun Cumartesi :)

                                                               Iznik (Darka) Bahçe


Haftasonu geldi çattı,hava serinleyecek yağmur filan diyorlar da neden inanasım yok.
Perşembe günü size günaydın yazısı sonrası yazamadım.Baskı şekilli hain Migrenim tuttu ,ve öğleden sonramı hatta tüm günümü yetmedi cuma sabahımıda bloke etti,iyiki cuma gunaydın yazımı persembe gunu gunaydın msgı ıle yazmıstımda o kısmı kurtardık.

Şimdi lafı uaztmıyorum boşverin benim sağlık vs.. durumumu :
Bakalım Bugune Günaydın Fotograflarıma
Bu sefer biraz Nikon D 3100 biraz İphone 4 ile çektiğim fotolardan koymaya karar verdim size.
Haftasonuna ıyı bır başlangıç olması dileğiyle...:)
Kos Adası


                                                                  İznik (Darka ) Göl Kenarı sahil

9 Ağustos 2012 Perşembe

GÜNAYDIN ,Sevgili Perşembe

Bu günaydınlı fotoğraflarım beni pek sardı,2.gün oldu bakalım yorum yazmadığınız sürece bu böyle sürer gider.:) Nıkon D 3100 ile Yunanistan'ın Kos Adası Bu yaz çok populer bende Temmuz ilk günü gitmiştim hatırlarsanız,şimdi Günaydın için iyi bir fırsat:)






5 Temmuz 2012 Perşembe

Haftasonu Kaçamağı Macerası ''Yunan Adaları''seri 2

Daha önce,çoğunuzun bildiği üzere gecen yıl Yunan adalarından olan Midilli'ye (Lesvos) gitmiştim,tadı damağımda kalmıştı.Sizede yazmıştım şimdi sıra başka bir yunan adasına geldi,İşte o ada ise 'KOS'.Başlıkta haftasonu kaçamağı yazdım çünkü 3 gününüz rahatlıkla ayırabileceğiniz bir yer burası,daha fazla güne gerek yok gibi geldi bana ama çok meraklıyım 4 gun gideyim derseniz o size kalmış.Benim vaktim olduğundan pazartesi-çarşambayı seçtim Kos' agelmek için zaten şimdi size oradan yazıyorum.Bilgilerim tazeyken yazmak en keyiflisi zaten,oyüzden sanal kalemimle ve kağıdıma sarıldım yazıyorum size.Aman bilgiler tazeyken tadını çıkarın diye.Bu yazı türleri klasikleşti artık bır sefere sığdıramıyorum oyüzden bunda ön bilgiler olacak,devamında ise detaylar.





Öncelikle yapmanız gerekenler biletinizi bir gün önceden almanız gerekiyor,gideceğiniz gün almaya kalkarsanız çok yüksek ihtimal gidemeyip orada kalma ihtimaliniz olacaktır.O yüzden Perşembe günü Uçakla Bodruma gelmeniz,tabii bu bileti edinmeniz için gece gelemezsiniz bunuda göze almalısınız,Tabii bize iki gün yeter derseniz Cuma sabah Bodrum'a gelmeniz ve o geceyi Bodrum yada Turgutreiste bir gece otelde konaklamanız gerekiyor,bodrum yada Turgutreisten hızlı ferıbot kalkıyor Aegean Prince ile gidiliyor.Bu arada Yunanıstan mutlaka Schengen vizesi istiyor,gelmeden hazır etmelısınız,yoksa kapıdan dönersiniz.Biletinizi bir gun onceden gıdıs-donus olarak odeyebılıyorsunuz.Aegean Prince ile Kos 15 dk ,ama farklı bır ferıbotta var onunla gıdersenız ise 45 dk kadar suruyor.Ama 15 dk olan keyıflı hızlı.Sabah 9 da var gidiş sabah en gec 8.15 te orada olmanız istenıyorçıkış pulu almadıysanız panıklemeyın gısede satılıyor alıp pasaporta yapıştırıyorsunuz,panıklemeyın bız panıkledık,cunku pazar gunu bıletımızı aldık sabahtan bu sebeble de aklımıza cıkıs pulu turgutreıs'e gıderken aklımıza geldı ama panık yapacak bırsey olmadığını gördük.,Adadan dönüş ise her gün saat 18:00'de fakat pasaport vs gümrükten gececiğinizi unutmayın,45 dk önce orada olmak gerekıyor,ve aegean Prince 'a 17:50 de bınmıs olmak gerekıyor meksıkalı görunumlu yunan amcalar gemıye sabah bındığınızde komık bır sekılde sızın aklınızda kalmasını saglıyacak şekılde bu bılgıyı kafanıza yazılmasını sağlıyorlar.
Tabii turgutreis'den gecişte freeshop var gecen yıl Ayvalıktan gectiğim midillide freeshop bizim tarafta yoktu,burada olması beni bayağı şaşırttı içerde çok şey yok kendinizi kaybetmeyin sakın sonra aegean prince kaçar bir sonrakıne de bınme şansınız yok öyle birsey yok:)



Not:Gitmeden önce yapmanız gerekenler önem sırasına göre :
*ucak bileti
*bookıng.com ıle otel rezervasyonu
*schengen vizeniz
*pasaport surenız
*tum yapılanlarla ılgılı ınternet vs yoluyla olan işlemlerin tümü için ,çıktı almayı unutmayın.
*arac kiralama detayları




devamııı....

7 Eylül 2011 Çarşamba

Midilli'de ilk Akşam Yemeği:) 28.08.2011

Midilli'de İlk Akşam Yemeğimiz için nereye gitsek diye düşünürken ,İlk gün yemek yediğimiz liman tarafındaki restaurantlar geldi,bizim yediğimiz yerin tam yanında çay servisi yapan bir yer annemin dikkatini çekmişti,bir çay kolik olarak:),Sonunda oraya gitmeye karar verdik,Fener Restaurant ve bizi merhaba diyerek türkçe karşılayan bir personel olması ayrı bir keyifti ama Türklerin orada çoğunlukta olması pek sıkıcıydı.Çünkü yurtdışına çıkmamış gibi hissediyordunuz,en sevmediğim şey yüksek sesle konuşulmasıdır bu tarz mekanlarda .Bu az bilgili  türden olanlarda öyleydi.
Neyse ki masa ve menu ve diğer herşeyle bir anda oradan uzaklaşmaya çalışıp sonunda başardım.:)
İlk Uzo'yu burada içtik,en iyi uzoyu istedik ve hakkikaten güzelmiş bunu anladık,sonraki günlerde o markanın fabrikasına giderek oradan aldık uzolarımızı.
Barbanyan,En iyi uzo markası baş agrısı yapmıyor,rakı olarak düşünürsek bizimkilerden daha güzel içimlik biraz sert geliyor başta küçük bardaklarda servis ediyorlar ve asla uzo'ya buz koymuyorlar,Neyse ki biz ailece buz kullanmayız,oyuzden herşey daha kolay oldu.
Barbanyan 'ın Mavisini tercih edin.
4 kademeden oluşuyor.
1-En kalitelisi ve en sert olanı Afrodit (siyah)
2-barbanyan mavi 
3-yeşil etiketli barbanyan daha hafif içimlik sevenlere
4-açık mavi olanı -en hafifi
Zaten sonrasında gittiğimizde fabrikasında tadım yerınde hepsını tattık ve aralarında ki renk farkınıda gördük.
Neyse Bu gece de bir ziyafet çekmelıydık,ama abartmadan,buarda fiyatlara gelecek olursak ve surekli deniz mahsulu yedığımızı ve porsıyonların büyük olduğunu düşünürsek,min.39 Euro-max.49 Euro
tabii bu fiyatlara içki dahil toplam fiyat.







MİDİLLİ'de 2.gün 28 Ağustos Pazar

Midilli'de 2.gün :
İlk gün çok yorgun olduğumuzdan yemekten sonra otele gelip,denize gideriz diye hepimiz yataga uzanıp kalmışız.Uyandığımda sabah önce 4 tu sandım ki akşam 9 fılan tam tersıne herkes uyuyor sadece babam uyanmış su içiyor,bana da su verdi tabii uykuya devam tekrar sabah 6da uyandım.Kahvaltıya 8 de gittik,inanılmaz bol çeşitli ve keyifli bir kahvaltı yaptık.Sonra da rotamızı çizdik,fakat babam inat edip navigasyon almadığından iş benim iphone 4 'e düştü.Haritayı ayarlayıp yolumuzu çizer olduk.Ve yola çıktık
Rotamızda belirlediğimiz noktalara doğru öncelikle;Loutra,Scala Loutro,pigi,kedro gezdik.İstediğimiz plajı bulana kadar gezdik.Araba kiralarken dikkat edilecek husus:Yollar ve sokaklar dar ,Küçük araba seçmeye çalışın:)Bizim gibi.
Her yerde eski zeytinyağı fabrikaları karşınıza çıkıyor.



Zeytin Ağaçları tüm ormanları oluşturacak kadar çok,ve gözdeleri o kadar eski ki,şaşırtıcı:)










Sonra aradığımız plajı bulduk.:)

Scala Kallonis

önce Yemek yedik çünkü o kadar dolaştıktan sonra açlık tavan yapmıştı




.Sonra Plaj Kısmına geçtik çok hoş bir plajdı,özellikle şemsiyelere bayıldım.
Ama deniz Çok güzel ama çok sığdı,denizde bayağı yürüyorsunuz da anca derinleşiyordu,bayağı keyifliydi.Yunanlılarda çok içten ve sıcak insanlar orada ilk bunu farkettim.


 Kediler balık kılçıklarını bekler,sonrada böyle temizliğe başlangıç yaparlar.


 Denizin ne kadar sığ olduğunu solda suda ayakta olan insandan anlayabılırsınız.en uzak noktada bıle ayagınız değiyor ama eriştelere kimsenin basası gelmıyor.:)
Babamla soda istemeye karar verdik,gelen soda Tuborg soda oldu,meğerse suya asit eklenerek yapılıyormuş tuhaftı.hiçbir ülkede böyle bir ilginçlik olmamıştı,neyse diyip Tuborg Soda'larımızı içtik.O sıcağın altında.




Sonra Otele dönüş ve hazırlanıp akşam yemeğine hazırlık.






6 Eylül 2011 Salı

Midilli'ye vardık...27 Ağustos

Evet Sonunda Midilliye vardık,Ayvalık ile Midilli arası yaklaşık 1-1,5 saat suruyor,gecıkmeler olunca tam nekadar surduğunu hesap edemez oluyorsunuz,Yine bir pasaport kuyruğu,bu sefer işkence çeker gibi yorucu.Yunan işkencesi:)
Daha önceden internet üzerinden araba kiralımıştık bu yuzden Hertz'i bulmaya dogru valizlerimizle yola koyulduk,limana çok uzak olmayan Hertz'e vardık Ve Fiat Punto'muza bindik ve Navigasyon almaya gerek duymadı babam ve otelimizin olduğu Varia semtine doğru yola  çıktık.Varia'ya vardığımızda kendimizi denize nazır köşklerin olduğu bir semtte bulduk.Burası istanbul'un erenköy semti gibiydi ama bayağı geçmişteki hali gibi,O köşkler kendini hayran bıraktı bize.Kimi köşk 1880 lerde kimisi ise 1910 larda yapılmıştı ve çoğunlukla türk evleri vardı,ingiliz etkisinde olanlarıda görmeniz mümkün.
Bizim otelemizde 1880 yılları sırasında yapılmış,Muazzam bir mekanda olmak bana ayrı bir haz verdi.
Otelin Adı 'Loreit Hotel'











Otel'in Ana binasında yer olmadığından Arkasında ek yapılan odalarında kaldık ama bu odalarda gayet yeterliydi.Memnun kaldık.Kaldığımız oda 4 kişilikti.İçerisinde 1 çift kişilik yataklı odası ile  içeri ilk girdiğinizde kitchnette ,yemek masası nostaljık etkıde ve 2 ayrı tek kişilik yatağın bulunduğu bir oda.
Oda :Hermes 7 :)